سُورَةُ يُوسُفَ

Yusuf Suresi 30. Ayet

30
۞ وَقَالَ نِسْوَةٌۭ فِى ٱلْمَدِينَةِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ تُرَٰوِدُ فَتَىٰهَا عَن نَّفْسِهِۦ ۖ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا ۖ إِنَّا لَنَرَىٰهَا فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ
veḳâle nisvetün fi-lmedîneti-mraetü-l`azîzi türâvidü fetâhâ `an nefsih. ḳad şegafehâ ḥubbâ. innâ lenerâhâ fî ḍalâlim mübîn.
Şehirde bir takım kadınlar: "Vezirin karısı kölesinin olmak istiyormuş; sevgisi bağrını yakmış; doğrusu onun besbelli sapıtmış olduğunu görüyoruz." dediler.

Kelime Kelime Anlam

۞ وَقَالَ
ve dediler ki
نِسْوَةٌۭ
birtakım kadınlar
فِى
şehirde
ٱلْمَدِينَةِ
the city
ٱمْرَأَتُ
karısı
ٱلْعَزِيزِ
Vezir'in
تُرَٰوِدُ
murad almak istemiş
فَتَىٰهَا
uşağının
عَن
nefsinden
نَّفْسِهِۦ ۖ
himself
قَدْ
muhakak
شَغَفَهَا
onun bağrını yakmış
حُبًّا ۖ
sevda
إِنَّا
elbette biz
لَنَرَىٰهَا
onu görüyoruz
فِى
içinde
ضَلَـٰلٍۢ
bir sapıklık
مُّبِينٍۢ
açık
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00