سُورَةُ يُوسُفَ

Yusuf Suresi 32. Ayet

32
قَالَتْ فَذَٰلِكُنَّ ٱلَّذِى لُمْتُنَّنِى فِيهِ ۖ وَلَقَدْ رَٰوَدتُّهُۥ عَن نَّفْسِهِۦ فَٱسْتَعْصَمَ ۖ وَلَئِن لَّمْ يَفْعَلْ مَآ ءَامُرُهُۥ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًۭا مِّنَ ٱلصَّٰغِرِينَ
ḳâlet feẕâlikünne-lleẕî lümtünnenî fîh. veleḳad râvettühû `an nefsihî festa`ṣam. veleil lem yef`al mâ âmüruhû leyüscenenne veleyekûnem mine-ṣṣâgirîn.
Vezirin karısı: "İşte sözünü edip beni yerdiğiniz budur. And olsun ki onun olmak istedim, fakat o iffetinden dolayı çekindi. Emrimi yine yapmazsa, and olsun ki hapse tıkılacak ve kahre uğrayanlardan olacak."

Kelime Kelime Anlam

قَالَتْ
dedi ki
فَذَٰلِكُنَّ
işte siz
ٱلَّذِى
ki
لُمْتُنَّنِى
beni kınamıştınız
فِيهِ ۖ
bunun için
وَلَقَدْ
andolsun
رَٰوَدتُّهُۥ
ben murad almak istedim
عَن
kendisinden
نَّفْسِهِۦ
[himself]
فَٱسْتَعْصَمَ ۖ
o reddetti
وَلَئِن
ama
لَّمْ
yapmazsa
يَفْعَلْ
he does
مَآ
şeyi
ءَامُرُهُۥ
emrettiğim
لَيُسْجَنَنَّ
elbette zindana atılacaktır
وَلَيَكُونًۭا
ve olacaktır
مِّنَ
alçalanlardan
ٱلصَّـٰغِرِينَ
those who are disgraced
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00