سُورَةُ الأَنبِيَاءِ

Enbiya Suresi 47. Ayet

47
وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌۭ شَيْـًۭٔا ۖ وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍۢ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا ۗ وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ
veneḍa`u-lmevâzîne-lḳiṣṭa liyevmi-lḳiyâmeti felâ tużlemü nefsün şey'â. vein kâne miŝḳâle ḥabbetim min ḫardelin eteynâ bihâ. vekefâ binâ ḥâsibîn.
Kıyamet günü doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.

Kelime Kelime Anlam

وَنَضَعُ
kurarız
ٱلْمَوَٰزِينَ
terazileri
ٱلْقِسْطَ
adalet
لِيَوْمِ
günü için
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet
فَلَا
asla
تُظْلَمُ
haksızlık edilmez
نَفْسٌۭ
kimseye
شَيْـًۭٔا ۖ
hiçbir
وَإِن
ve eğer
كَانَ
olsa
مِثْقَالَ
ağırlığınca
حَبَّةٍۢ
danesi
مِّنْ
bir hardal
خَرْدَلٍ
a mustard
أَتَيْنَا
getiririz
بِهَا ۗ
onu
وَكَفَىٰ
ve biz yeteriz
بِنَا
olarak
حَـٰسِبِينَ
hesab gören
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00