سُورَةُ هُودٍ

Hud Suresi 66. Ayet

66
فَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَٰلِحًۭا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍۢ مِّنَّا وَمِنْ خِزْىِ يَوْمِئِذٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْعَزِيزُ
felemmâ câe emrunâ necceynâ ṣâliḥav velleẕîne âmenû me`ahû biraḥmetim minnâ vemin ḫizyi yevmiiẕ. inne rabbeke hüve-lḳaviyyü-l`azîz.
Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.

Kelime Kelime Anlam

فَلَمَّا
nihayet
جَآءَ
gelince
أَمْرُنَا
emrimiz
نَجَّيْنَا
kurtardık
صَـٰلِحًۭا
Salih'i
وَٱلَّذِينَ
ve kimseleri
ءَامَنُوا۟
iman eden(leri)
مَعَهُۥ
beraberindeki
بِرَحْمَةٍۢ
bir rahmetle
مِّنَّا
bizden
وَمِنْ
ve
خِزْىِ
aşağılığından
يَوْمِئِذٍ ۗ
o günün
إِنَّ
muhakkak ki
رَبَّكَ
senin Rabbin
هُوَ
O
ٱلْقَوِىُّ
güçlüdür
ٱلْعَزِيزُ
mutlak üstündür
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00