سُورَةُ إِبۡرَاهِيمَ

İbrahim Suresi 17. Ayet

17
يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍۢ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۢ ۖ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٌۭ
yetecerra`uhû velâ yekâdü yüsîguhû veye'tîhi-lmevtü min külli mekâniv vemâ hüve bimeyyit. vemiv verâihî `aẕâbün galîż.
Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.

Kelime Kelime Anlam

يَتَجَرَّعُهُۥ
onu yutmağa çalışır
وَلَا
fakat
يَكَادُ
geçiremez
يُسِيغُهُۥ
boğazından
وَيَأْتِيهِ
ve ona geldiği halde
ٱلْمَوْتُ
ölüm
مِن
her
كُلِّ
every
مَكَانٍۢ
yandan
وَمَا
ve yine
هُوَ
o
بِمَيِّتٍۢ ۖ
ölemez
وَمِن
bunun ardından
وَرَآئِهِۦ
And ahead of him
عَذَابٌ
bir azab
غَلِيظٌۭ
kaba
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00