104 تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَٰلِحُونَ telfeḥu vucûhehümü-nnâru vehüm fîhâ kâliḥûn. Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.