18 ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًۭا ŝümme yü`îdüküm fîhâ veyuḫricüküm iḫrâcâ. "Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır."