سُورَةُ صٓ

Sad Suresi 22. Ayet

22
إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ ۖ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ ۖ خَصْمَانِ بَغَىٰ بَعْضُنَا عَلَىٰ بَعْضٍۢ فَٱحْكُم بَيْنَنَا بِٱلْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَٱهْدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ
iẕ deḫalû `alâ dâvûde fefezi`a minhüm ḳâlû lâ teḫaf. ḫaṣmâni begâ ba`ḍunâ `alâ ba`ḍin faḥküm beynenâ bilḥaḳḳi velâ tüşṭiṭ vehdinâ ilâ sevâi-ṣṣirâṭ.
Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

Kelime Kelime Anlam

إِذْ
hani
دَخَلُوا۟
girmişlerdi
عَلَىٰ
yanına
دَاوُۥدَ
Davud'un
فَفَزِعَ
ve korkmuştu
مِنْهُمْ ۖ
onlardan
قَالُوا۟
dediler
لَا
korkma
تَخَفْ ۖ
fear
خَصْمَانِ
biz iki davacıyız
بَغَىٰ
saldırdı
بَعْضُنَا
birimiz
عَلَىٰ
hakkına
بَعْضٍۢ
ötekinin
فَٱحْكُم
şimdi sen hükmet
بَيْنَنَا
aramızda
بِٱلْحَقِّ
hak ile
وَلَا
ve
تُشْطِطْ
haksızlık etme
وَٱهْدِنَآ
bizi götür
إِلَىٰ
ortasına (adalete)
سَوَآءِ
an even
ٱلصِّرَٰطِ
yolun
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00