سُورَةُ يُوسُفَ

Yusuf Suresi 25. Ayet

25
وَٱسْتَبَقَا ٱلْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُۥ مِن دُبُرٍۢ وَأَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا ٱلْبَابِ ۚ قَالَتْ مَا جَزَآءُ مَنْ أَرَادَ بِأَهْلِكَ سُوٓءًا إِلَّآ أَن يُسْجَنَ أَوْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ
vestebeḳe-lbâbe veḳaddet ḳamîṣahû min dübüriv veelfeyâ seyyidehâ lede-lbâb. ḳâlet mâ cezâü men erâde biehlike sûen illâ ey yüscene ev `aẕâbün elîm.
İkisi de kapıya koştu, kadın arkadan Yusuf'un gömleğini yırttı; kapının önünde kocasına rastladılar. Kadın kocasına "Ailene fenalık etmek isteyen bir kimsenin cezası ya hapis ya da can yakıcı bir azab olmalıdır" dedi.

Kelime Kelime Anlam

وَٱسْتَبَقَا
ve koşuştular
ٱلْبَابَ
kapıya doğru
وَقَدَّتْ
ve kadın yırttı
قَمِيصَهُۥ
gömleğini
مِن
arkasından
دُبُرٍۢ
the back
وَأَلْفَيَا
ve rastladılar
سَيِّدَهَا
kadının kocasına
لَدَا
yanında
ٱلْبَابِ ۚ
kapının
قَالَتْ
(kadın) dedi ki
مَا
nedir?
جَزَآءُ
cezası
مَنْ
kimsenin
أَرَادَ
isteyen
بِأَهْلِكَ
senin ailene
سُوٓءًا
kötülük
إِلَّآ
başka
أَن
hapsolunmaktan
يُسْجَنَ
he be imprisoned
أَوْ
veya
عَذَابٌ
bir azaptan
أَلِيمٌۭ
acıklı
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00