سُورَةُ الحَشۡرِ

Haşr Suresi 9. Ayet

9
وَٱلَّذِينَ تَبَوَّءُو ٱلدَّارَ وَٱلْإِيمَٰنَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِى صُدُورِهِمْ حَاجَةًۭ مِّمَّآ أُوتُوا۟ وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۭ ۚ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
velleẕîne tebevveü-ddâra vel'îmâne min ḳablihim yüḥibbûne men hâcera ileyhim velâ yecidûne fî ṣudûrihim ḥâcetem mimmâ ûtû veyü'ŝirûne `alâ enfüsihim velev kâne bihim ḫaṣâṣah. vemey yûḳa şüḥḥa nefsihî feülâike hümü-lmüfliḥûn.
Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine hicret edip gelenleri severler; onlara verilenler karşısında içlerinde bir çekememezlik hissetmezler; kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerinden önde tutarlar. Nefsinin tamahkarlığından korunabilmiş kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.

Kelime Kelime Anlam

وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
تَبَوَّءُو
yerleşen(ler)
ٱلدَّارَ
o yurda (Medine'ye)
وَٱلْإِيمَـٰنَ
ve imana (sarılanlar)
مِن
onlardan önce
قَبْلِهِمْ
before them
يُحِبُّونَ
severler
مَنْ
kimseleri
هَاجَرَ
hicret eden(leri)
إِلَيْهِمْ
kendilerine
وَلَا
ve
يَجِدُونَ
bulmazlar
فِى
göğüslerinde
صُدُورِهِمْ
their breasts
حَاجَةًۭ
bir ihtiyaç
مِّمَّآ
ötürü
أُوتُوا۟
onlara verilelerden
وَيُؤْثِرُونَ
ve tercih ederler
عَلَىٰٓ
öz canlarına
أَنفُسِهِمْ
themselves
وَلَوْ
dahi
كَانَ
olsa
بِهِمْ
kendilerinin
خَصَاصَةٌۭ ۚ
ihtiyaçları
وَمَن
ve kim
يُوقَ
korunursa
شُحَّ
cimriliğinden
نَفْسِهِۦ
nefsinin
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
ٱلْمُفْلِحُونَ
başarıya erenlerdir
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00