سُورَةُ المَاعُونِ

Maun Suresi

7 Ayet Mekki 107. Nüzul Sırası 30. Cüz
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
era'eyte-lleẕî yükeẕẕibü biddîn.
Dini yalan sayanı gördün mü?
Ibn Kathir Tefsiri
Which was revealed in Makkahبِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيمِIn the Name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful.Allah says, "O Muhammad! Have you seen the one who denies the Din"Here the word Din means the Hereafter, the Recompense and the Final Reward.فَذَلِكَ الَّذِى يَدُعُّ الْيَتِيمَ(That is he who repulses the orphan, ) meaning, he is the one who oppresses the orphan and does not give him his just due. He does not feed him, nor is he kind to him.وَلاَ يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ(And urges not the feeding of Al-Miskin.) This is as Allah says,كَلاَّ بَل لاَّ تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ - وَلاَ تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ(Nay! But you treat not the orphans with kindness and generosity! And urge not one another on the feeding of Al-Miskin!) (89:17-18) meaning, the poor man who has nothing to sustain him and suffice his needs. Then Allah says,فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ - الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَـتِهِمْ سَاهُونَ(So, woe unto those performers of Salah, those who with their Salah are Sahun.) Ibn `Abbas and others have said, "This means the hypocrites who pray in public but do not pray in private." Thus, Allah says,لِّلْمُصَلِّينَ(unto those performers of Salah,) They are those people who pray and adhere to the prayer, yet they are mindless of it. This may either be referring to its act entirely, as Ibn `Abbas said, or it may be referring to performing it in its stipulated time that has been legislated Islamically. This means that the person prays it completely outside of its time.This was said by Masruq and Abu Ad-Duha.`Ata' bin Dinar said, "All praise is due to Allah, the One Who said,عَن صَلَـتِهِمْ سَاهُونَ(with their Salah are Sahun.) and He did not say, `those who are absent minded in their prayer."' It could also mean the first time of the prayer, which means they always delay it until the end of its time, or they usually do so. It may also refer to not fulfilling its pillars and conditions, and in the required manner. It could also mean performing it with humility and contemplation of its meanings. The wording of the Ayah comprises all of these meanings. However, whoever has any characteristic of this that we have mentioned then a portion of this Ayah applies to him. And whoever has all of these characteristics, then he has completed his share of this Ayah, and the hypocrisy of actions is fulfilled in him. This is just as is confirmed in the Two Sahihs that the Messenger of Allah ﷺ said,«تِلْكَ صَلَاةُ الْمُنَافِقِ، تِلْكَ صَلَاةُ الْمُنَافِقِ، تِلْكَ صَلَاةُ الْمُنَافِقِ، يَجْلِسُ يَرْقُبُ الشَّمْسَ، حَتَّى إِذَا كَانَتْ بَيْنَ قَرْنَي الشَّيْطَانِ قَامَ فَنَقَرَ أَرْبَعًا، لَا يَذْكُرُ اللهَ فِيهَا إِلَّا قَلِيلًا»(This is the prayer of the hypocrite, this is the prayer of the hypocrite, this is the prayer of the hypocrite. He sits watching the sun until it is between the two horns of Shaytan. Then he stands and pecks four (Rak`ahs) and he does not remember Allah (in them) except very little.) This Hadith is describing the end of the time for the `Asr prayer, which is the middle prayer as is confirmed by a text (Hadith). This is the time in which it is disliked to pray. Then this person stands to pray it, pecking in it like the pecking of a crow. He does not have tranquility or humility in it at all. Thus, the Prophet said,«لَا يَذْكُرُ اللهَ فِيهَا إِلَّا قَلِيلًا»(He does not remember Allah (in them) except very little.) He probably only stands to pray it so that the people will see him praying, and not seeking the Face of Allah. This is just as if he did not pray at all. Allah says,إِنَّ الْمُنَـفِقِينَ يُخَـدِعُونَ اللَّهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْ وَإِذَا قَامُواْ إِلَى الصَّلَوةِ قَامُواْ كُسَالَى يُرَآءُونَ النَّاسَ وَلاَ يَذْكُرُونَ اللَّهَ إِلاَّ قَلِيلاً(Verily, the hypocrites seek to deceive Allah, but it is He Who deceives them. And when they stand up with laziness and to be seen of men, and they do not remember Allah but little.) (4:142) and Allah says here,الَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ(Those who do good deeds only to be seen,) Imam Ahmad recorded from `Amr bin Murrah that he said, "We were sitting with Abu `Ubaydah when the people mentioned showing-off. A man known as Abu Yazid said, "I heard `Abdullah bin `Amr saying that the Messenger of Allah ﷺ said,«مَنْ سَمَّعَ النَّاسَ بِعَمَلِهِ، سَمَّعَ اللهُ بِهِ سَامِعَ خَلْقِهِ، وَحَقَّرَهُ وَصَغَّرَه»(Whoever tries to make the people hear of his deed, Allah, the One Who hears His creation, will hear it and make him despised and degraded.)" from what is related to his statement,الَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ(Those who do good deeds only to be seen.) is that whoever does a deed solely for Allah, but the people come to know about it, and he is pleased with that, then this is not considered showing off. Allah said:وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ(And withhold Al-Ma`un.) This means that they do not worship their Lord well, nor do they treat His creation well. They do not even lend that which others may benefit from and be helped by, even though the object will remain intact and be returned to them. These people are even stingier when it comes to giving Zakah and different types of charity that bring one closer to Allah. Al-Mas`udi narrated from Salamah bin Kuhayl who reported from Abu Al-`Ubaydin that he asked Ibn Mas`ud about Al-Ma`un and he said, "It is what the people give to each other, like an axe, a pot, a bucket and similar items." This is the end of the Tafsir of Surat Al-Ma`un, and all praise and thanks are due to Allah.
2
فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
feẕâlike-lleẕî yedü``u-lyetîm.
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
3
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
4
فَوَيْلٌۭ لِّلْمُصَلِّينَ
feveylül lilmüṣallîn.
Vay o namaz kılanların haline ki:
5
ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
elleẕîne hüm `an ṣalâtihim sâhûn.
Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
6
ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
elleẕîne hüm yürâûn.
Onlar gösteriş yaparlar.
7
وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
veyemne`ûne-lmâ`ûn.
Onlar basit şeyleri dahi vermezler.

Maun Suresi Hakkında Her Şey

Maun Suresi'nin anlamı, fazileti, tefsiri, nüzul sebebi ve daha fazlası hakkında kapsamlı bilgiler.

Maun Suresi Tanıtımı

Maun Suresi Nedir?

Maun Suresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 107. suresi olup 7 ayetten oluşmaktadır. Mekkî dönemde nazil olmuştur. Surenin adı olan "Maun" kelimesi Arapçada "yardım, zekat, küçük iyilik, faydalı şeyler" gibi anlamlara gelmekte olup 7. ayetten alınmıştır.

Sure, dini inkâr edenlerin ve ahirete inanmayanların ahlaki çöküşünü gözler önüne sermektedir. Yetimi itip kakan, yoksulun doyurulması için çaba göstermeyen; üstelik namazlarından gafil olan, gösteriş için ibadet eden kimselerin portresini çizmektedir. Bu bağlamda surenin temel mesajı; gerçek imanın, sosyal sorumluluk ve samimi ibadet ile anlam kazandığıdır.

Maun Suresi, kısa ama son derece kapsamlı bir muhtevaya sahiptir. İnsan ilişkilerindeki duyarsızlığı, riyayı ve sahte dindarlığı sert bir dille eleştiren bu sure, Müslümanlara hem bireysel ahlâk hem de toplumsal sorumluluk açısından derin mesajlar iletmektedir.

Bilinmesi Gerekenler

Maun Suresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Ayet Sayısı: 7 ayetten oluşmaktadır; Kur'ân'ın en kısa surelerinden biri olmasına karşın mesajı son derece güçlüdür.
  • İniş Yeri: Mekkî bir suredir; İslam'ın ilk yıllarında Mekke döneminde nazil olmuştur.
  • Kur'ân'daki Yeri: 107. sure olup 30. cüzde yer almakta ve Mushaf'ın 602. sayfasında bulunmaktadır.
  • Surenin Adı: "Maun" kelimesi; yardım, zekat ve küçük iyilikler gibi anlamlara gelir; surenin son ayetinden alınmıştır.
  • Ana Teması: Dini yalanlayanların özellikleri üçlü bir çerçevede ele alınır: yetime zulüm, yoksulu görmezden gelme ve riyakâr ibadet.
  • Nüzul Sırası: Nüzul sırası itibarıyla 107. sırada yer almaktadır; mushaftaki sıra numarasıyla örtüşmektedir.
Faziletleri ve Hadisler

Namazı gösteriş için kılanlar ve yardımı engelleyenler bu surede yerilir. Yetim hakkı vurgulanır.

Nüzul Sebebi ve Tarihi Bağlam

Dini yalanlayan ve sosyal sorumluluklarını yerine getirmeyenleri eleştirmek için indirilmiştir.

Ana Konuları ve İçinde Geçen Olaylar

Maun Suresi'nin Ana Konuları ve Mesajı

Maun Suresi, İslam öncesi Mekke toplumunun ahlaki zaafiyetlerini ve sahte dindarlık anlayışını keskin bir dille eleştirmektedir. Surenin omurgasını üç temel tema oluşturmaktadır: dini inkâr, sosyal vicdansızlık ve gösterişçi ibadet.

Surenin ilk bölümünde dini yalanlayanın kim olduğu somut davranışlar üzerinden ortaya konmaktadır. Yetimi itip kakmak ve yoksulun doyurulmasına öncülük etmemek, soyut inkârın günlük yaşamdaki yansımaları olarak gösterilmektedir. Bu yaklaşım, imanın yalnızca kalpte taşınan bir inanç olmayıp eyleme dönüşmesi gereken bir sorumluluk olduğunu vurgular.

Surenin devamında ise riya (gösteriş) meselesi öne çıkmaktadır. Namazlarından gafil olanlar ve namazı yalnızca başkalarına görünmek amacıyla kılanlar kınandıktan sonra, en küçük yardım ve iyiliği bile insanlardan esirgeyenlerin bu inkârcı tutumun son halkasını oluşturduğu belirtilmektedir. Sure, böylelikle sosyal duyarlılık ile samimi ibadetin birbirinden ayrılamaz olduğunu ilan etmektedir.

Kapsamlı Tefsir Özeti

Maun Suresi Tefsiri ve Ayet Ayet Özeti

Dini Yalanlayanın Kimliği (1. ayet)

Sure, "Dini yalanlayanı gördün mü?" sorusuyla açılmaktadır. Buradaki "din" kelimesi; hesap günü, ceza ve mükâfat anlamlarını kapsamaktadır. Tefsirciler bu sorunun inkârcıları ve münafıkları muhatap aldığını belirtmektedir. İbn Kesîr, bu ifadenin gerçek dindarlığı reddetmenin ardındaki ahlaki çöküşü gözler önüne serdiğini vurgular.

Yetime Zulüm ve Yoksulu Görmezden Gelmek (2-3. ayetler)

İkinci ve üçüncü ayetler, dini yalanlayanın iki somut özelliğini sıralar: yetimi şiddetle itip kakmak ve yoksulun doyurulması için insanları teşvik etmemek. Taberî'ye göre bu ayetler, merhametsizliği ve toplumsal sorumluluğu görmezden gelmeyi imanla bağdaşmaz ilan etmektedir. Zayıfa sahip çıkmak, İslam'ın temel ahlaki ilkelerinden biridir.

Namaz Kılanların Eleştirisi: Gaflat ve Riya (4-6. ayetler)

Dördüncü ayette namazlarından gafil olanlar uyarılmaktadır. Müfessirler "gaflet"in, namazı vaktinde kılmamak ya da özünden uzak, huşusuz bir şekilde eda etmek anlamına geldiğini açıklamaktadır. Beşinci ve altıncı ayetlerde ise namaz kılanların yalnızca gösteriş amacıyla hareket etmesi kınandığından, riya (gösteriş) açıkça yasaklanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı meali de bu ayetleri, kalben Allah'a yönelmeyen sahte ibadetin ağır bir uyarısı olarak yorumlar.

Küçük İyilikleri Bile Esirgeyenler (7. ayet)

Surenin son ayeti olan "maun"u esirgeyenlerle ilgili bölüm, en küçük iyilik ve yardımları bile yapmaktan kaçınanları tanımlamaktadır. Müfessirler "maun" kelimesini; zekat, komşuya ödünç verilen küçük eşyalar ya da günlük hayattaki basit yardımlar olarak açıklamaktadır. Bu ayet, cimriliğin ve topluma sırt dönmenin gerçek imanla bağdaşmadığını vurgulayarak sureyi tamamlar.

Kur'an'daki Konumu ve İstatistikler
107
Sure Numarası
7
Ayet Sayısı
107
Nüzul Sırası
Mekki
İniş Yeri
30
Cüz
602
Sayfa
0
Kelime
0
Harf

Maun Suresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 107. suresi olup 7 ayetten oluşmaktadır. 30. cüzde yer almakta ve Mushaf'ın 602. sayfasında bulunmaktadır. Nüzul sırası itibarıyla 107. sıradadır. Mekkî bir sure olan Maun, kısa yapısına karşın sosyal adalet, riya ve samimi ibadet gibi evrensel temaları derinden işlemektedir. Kur'ân'ın son cüzünü oluşturan kısa surelerin en çarpıcılarından biri kabul edilmektedir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)
Maun Suresi kaç ayetten oluşmaktadır?
Maun Suresi 7 ayetten oluşmaktadır. Kur'ân'ın en kısa surelerinden biri olmasına rağmen son derece derin ve kapsamlı bir mesaj içermektedir.
Maun ne anlama gelmektedir?
"Maun" kelimesi Arapçada yardım, küçük iyilik, zekat ve faydalı şeyler gibi anlamlara gelmektedir. Surenin adı, son ayetten alınmış olup en küçük iyilikleri bile esirgeyenleri kınamaktadır.
Maun Suresi Mekkî mi yoksa Medenî midir?
Maun Suresi Mekkî bir suredir; yani İslam'ın ilk yıllarında, Hicret'ten önce Mekke döneminde nazil olmuştur.
Maun Suresi hangi cüzde yer almaktadır?
Maun Suresi, Kur'ân'ın 30. cüzünde (Amme Cüzü) yer almaktadır ve Mushaf'ın 602. sayfasında bulunmaktadır.
Maun Suresi'nin ana konusu nedir?
Surenin ana konusu üç temel temadan oluşur: yetimi itip kakmak ve yoksulu görmezden gelmek gibi sosyal vicdansızlıklar; namazdan gaflet; ve riya (gösteriş için ibadet). Sure, gerçek imanın hem sosyal sorumluluk hem de samimi ibadet gerektirdiğini vurgular.
Maun Suresi Kur'ân'da kaçıncı suredir?
Maun Suresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 107. suresidir. Nüzul sırası itibarıyla da 107. sırada yer almaktadır.
Maun Suresi'nde riya hakkında ne söylenmektedir?
Surenin 5. ve 6. ayetlerinde namazını yalnızca gösteriş için —insanlara görünmek amacıyla— kılanlar şiddetle kınanmaktadır. Bu ayetler, ibadetin Allah rızası gözetilerek ve içtenlikle yapılması gerektiğini, gösteriş (riya) amacıyla kılınan namazın gerçek anlamda kabul görmeyeceğini ortaya koymaktadır.
Maun Suresi nasıl ve ne zaman okunur?
Maun Suresi, diğer kısa sureler gibi farz ve nafile namazlarda Fatiha'nın ardından okunabilir. Kısa yapısı sayesinde namazda kolaylıkla ezberlenerek tilâvet edilmektedir. Belirli bir vakte veya koşula has özel bir okuma şekli olmayıp her zaman okunması tavsiye edilen bir suredir.
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00