سُورَةُ المُدَّثِّرِ

Müddessir Suresi

56 Ayet Mekki 74. Nüzul Sırası 29. Cüz
Hafızlık Modu
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.
Ey örtüye bürünen!
2
قُمْ فَأَنذِرْ
ḳum feenẕir.
Kalk da uyar.
3
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
verabbeke fekebbir.
Rabbini yücelt.
4
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
veŝiyâbeke feṭahhir.
Giydiklerini temiz tut.
5
وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
verrucze fehcür.
Kötü şeyleri terke devam et.
6
وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
velâ temnün testekŝir.
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
7
وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
velirabbike faṣbir.
Rabbin için sabret.
8
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
9
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ
feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
10
عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ
`ale-lkâfirîne gayru yesîr.
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
11
ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًۭا
ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
12
وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًۭا مَّمْدُودًۭا
vece`altü lehû mâlem memdûdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
13
وَبَنِينَ شُهُودًۭا
vebenîne şühûdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
14
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًۭا
vemehhettü lehû temhîdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
15
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
ŝümme yaṭme`u en ezîd.
Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;
16
كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِءَايَٰتِنَا عَنِيدًۭا
kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.
Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır.
17
سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
18
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
innehû fekkera veḳaddera.
Çünkü o, düşündü, ölçtü biçti;
19
فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
feḳutile keyfe ḳaddera.
Canı çıkası, ne biçim ölçüp biçti!
20
ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.
Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti!
21
ثُمَّ نَظَرَ
ŝümme neżara.
Sonra baktı;
22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
ŝümme `abese vebesera.
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
23
ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
ŝümme edbera vestekbera.
Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.
24
فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ يُؤْثَرُ
feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.
"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.
25
إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.
"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.
26
سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
seuṣlîhi seḳara.
İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım.
27
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
vemâ edrâke mâ seḳar.
Yakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin?
28
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
lâ tübḳî velâ teẕer.
O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
29
لَوَّاحَةٌۭ لِّلْبَشَرِ
levvâḥatül lilbeşer.
İnsanın derisini kavurur;
30
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
`aleyhâ tis`ate `aşer.
Orada ondokuz bekçi vardır.
31
وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةًۭ ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًۭا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًۭا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.
Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.
32
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
kellâ velḳamer.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
33
وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
velleyli iẕ edbera.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
34
وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
veṣṣubḥi iẕâ esfera.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
35
إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
innehâ leiḥde-lküber.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
36
نَذِيرًۭا لِّلْبَشَرِ
neẕîral lilbeşer.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
37
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
limen şâe minküm ey yeteḳaddeme ev yeteeḫḫar.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
38
كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
küllü nefsim bimâ kesebet rahîneh.
Herkes kazancına bağlı bir rehindir;
39
إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ
illâ aṣḥâbe-lyemîn.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
40
فِى جَنَّٰتٍۢ يَتَسَآءَلُونَ
fî cennâtin. yetesâelûn.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
41
عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
`ani-lmücrimîn.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
42
مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
mâ selekeküm fî seḳara.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
43
قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.
Onlar derler ki: "Namaz kılanlardan değildik."
44
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.
"Düşkün kimseyi doyurmuyorduk."
45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.
"Batıla dalanlarla biz de dalardık."
46
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
vekünnâ nükeẕẕibü biyevmi-ddîn.
"Ceza gününü yalanlardık."
47
حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
ḥattâ etâne-lyeḳîn.
"Ölüm bize o haldeyken geldi."
48
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
femâ tenfe`uhüm şefâ`atü-şşâfi`în.
Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
49
فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
femâ lehüm `ani-tteẕkirati mü`riḍîn.
Öyleyken, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar?
50
كَأَنَّهُمْ حُمُرٌۭ مُّسْتَنفِرَةٌۭ
keennehüm ḥumürum müstenfirah.
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.
51
فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
ferrat min ḳasverah.
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.
52
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًۭا مُّنَشَّرَةًۭ
bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
53
كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْءَاخِرَةَ
kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.
Hayır; daha doğrusu ahiretten korkmazlar.
54
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌۭ
kellâ innehû teẕkirah.
Hayır; şüphesiz bu Kuran bir öğüttür.
55
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
femen şâe ẕekerah.
Dileyen kimse öğüt alır.
56
وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.
Allah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir.

Müddessir Suresi Hakkında Her Şey

Müddessir Suresi'nin anlamı, fazileti, tefsiri, nüzul sebebi ve daha fazlası hakkında kapsamlı bilgiler.

Müddessir Suresi Tanıtımı

Müddessir Suresi Nedir?

Müddessir Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 74. suresi olup 56 ayetten oluşmaktadır. Mekkî bir sure olan Müddessir, Mekke döneminin ilk yıllarında, İslam'ın henüz filizlendiği bir süreçte nazil olmuştur. Surenin adı, Arapça "örtüsüne bürünen" veya "elbisesine sarınan" anlamına gelen "el-müddessir" kelimesinden gelmektedir. Bu ifade, surenin ilk ayetinde Hz. Peygamber'e (s.a.v.) hitap eden bir vasıf olarak geçmektedir.

Sure, vahyin ilk dönemlerine ait önemli bir metindir. "Kalk ve uyar!" emriyle başlayan ilk ayetler, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) tebliğ görevinin yüklenişini simgeler. Bu bakımdan Müddessir Suresi, İslam'ın kamuya açık davetinin başladığı sureler arasında kabul edilmektedir.

Surenin temel temaları arasında Allah'ın birliğine davet, inkârcılara uyarı, Cehennem azabı ve ahiret hesabı yer almaktadır. Aynı zamanda "Sakar" olarak da anılan Cehennem'i anlatan ayetler ve inkârcıların ahiretteki pişmanlığı bu surede çarpıcı bir üslupla aktarılmaktadır.

Bilinmesi Gerekenler

Müddessir Suresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Adının Anlamı: "Müddessir", Arapça'da "örtüsüne bürünen, elbisesine sarınan kişi" anlamına gelir; sure adını ilk ayetten almaktadır.
  • Kur'an'daki Yeri: Kur'an-ı Kerim'in 74. suresi olup 29. cüzde yer almaktadır; 575. sayfada başlamaktadır.
  • Ayet Sayısı ve İniş Yeri: Sure 56 ayetten oluşmakta olup Mekkî sureler arasında sayılmaktadır; Mekke döneminin ilk vahiy yıllarına aittir.
  • Nüzul Sırası: Müddessir Suresi, nüzul (iniş) sırası bakımından 74. sure olarak rivayet edilmektedir; bu durum surenin risaletin erken dönemine ait olduğunu göstermektedir.
  • Tebliğin Başlangıcı: "Kalk ve uyar!" mealindeki ayetler, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) İslam'ı açıkça insanlara duyurma görevinin başladığını simgeleyen ifadeler arasında gösterilmektedir.
  • Cehennem Tasviri: Sure, "Sakar" adıyla anılan Cehennem'i ve inkârcıların orada ne sebeple bulunacaklarını açıklayan önemli ayetler barındırmakta; bu yönüyle ahiret inancını pekiştiren sureler arasında yer almaktadır.
Faziletleri ve Hadisler

'Kalk ve uyar!' emri bu surededir. Cehennem bekçileri olan Zebanilerin sayısı (19) bu surede geçer.

Nüzul Sebebi ve Tarihi Bağlam

Hz. Peygamber'e ilk vahiyden sonra, tebliğ görevini başlatması için indirilmiştir.

Ana Konuları ve İçinde Geçen Olaylar

Müddessir Suresi'nin Ana Konuları ve Mesajı

Müddessir Suresi, tebliğ sorumluluğu, tevhid daveti ve ahiret hesabı gibi temel İslami ilkeleri ele alan kapsamlı bir sure olarak öne çıkmaktadır. Surenin açılış ayetleri, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) doğrudan hitap ederek onu "kalk ve uyar, Rabbini yücelt, elbiseni temiz tut" gibi emirlerle görevlendirmektedir. Bu emir cümleleri, İslam'ın kamuya açık davetinin manevi çerçevesini belirlemektedir.

Surenin orta bölümlerinde inkârcıların tutumu ve ahirette karşılaşacakları sonuçlar dramatik bir üslupla aktarılmaktadır. Özellikle "Sakar" adıyla anılan Cehennem'in tasvir edildiği ayetler ve inkârcıların "bizi namaza davet edenlere uymadık" şeklindeki itirafları, Kur'an'ın hesap günü anlatımının en çarpıcı örnekleri arasında yer almaktadır.

Surenin sonunda ise Allah'ın hidayeti dilediğine vereceği vurgulanmakta; insanın özgür iradesine işaret edilmekle birlikte her şeyin nihayetinde Allah'ın iradesine bağlı olduğu hatırlatılmaktadır. Bu denge, Kur'an'ın insan sorumluluğu ile ilahi kudret arasındaki ilişkiye dair tutarlı öğretisinin bir yansımasıdır.

Kapsamlı Tefsir Özeti

Müddessir Suresi Tefsiri ve Ayet Ayet Özeti

Tebliğ Görevi ve Temel İbadet Emirleri (1-7. ayetler)

Surenin açılışında Allah Teâlâ, elbisesine bürünmüş hâlde bulunan Hz. Peygamber'e (s.a.v.) hitap ederek ona "kalk ve insanları uyar" emrini vermektedir. Ardından Rabbini yüceltmesi, elbisesini temizlemesi, putlardan uzak durması ve verdiği nimeti çok görmemesi emredilmektedir. Müfessirler bu bölümü, risaletin kamuya açık ilk uyarı evresini başlatan ilahi yönlendirme olarak değerlendirmektedir (İbn Kesir, Tefsiru'l-Kur'âni'l-Azim).

Velid b. Muğire Kıssası ve İnkârcıların Tavrı (8-26. ayetler)

Bu bölümde, Kur'an hakkında düşündükten sonra onu "eski bir sihir" olarak nitelendiren bir inkârcının portresi çizilmektedir. Tefsir kaynaklarında bu kişinin Velid b. Muğire olduğu nakledilmektedir. Allah Teâlâ, bu inkârcıyı düşünüp taşınarak haktan yüz çevirmesi sebebiyle şiddetli bir azapla tehdit etmekte; "Sakar'a atacağım" ifadesiyle Cehennem'in kapılarını aralayan bir uyarı yöneltmektedir.

Sakar'ın Tasviri ve Cehennem Bekçileri (27-31. ayetler)

"Sakar nedir, sen bilir misin?" sorusuyla başlayan bu bölüm, Cehennem'in betimlenmesine ayrılmıştır. Sakar'ın hiçbir şeyi bırakmadığı, derileri kavurduğu ve üzerinde on dokuz bekçi (melek) bulunduğu bildirilmektedir. Bu sayının hikmeti üzerine inkârcılar tartışmış, müminler ise imanlarını pekiştirmiştir; böylece ayet hem bir imtihan hem de bir uyarı işlevi görmektedir.

İnkârcıların Cehennemdeki İtirafları (38-48. ayetler)

Bu kısımda her nefsin kazandıklarının karşılığını göreceği bildirildikten sonra Cehennem ehline sorular yöneltilmektedir. İnkârcılar; namaz kılmadıklarını, yoksulu doyurmadıklarını, boş sözlere dalanlarla daldıklarını ve hesap gününü yalanladıklarını itiraf etmektedirler. Bu ayetler, Kur'an'ın ibadet, sosyal sorumluluk ve ahiret bilinci arasında kurduğu sıkı bağı gözler önüne sermektedir.

Hidayet Allah'ın Elindedir (49-56. ayetler)

Surenin son bölümünde inkârcıların ürkek bir şekilde öğütten kaçtıkları bir üslupta anlatılmaktadır. Ardından insanın dilediği şeyi yapamayacağı, zira Allah'ın dilemesinin her şeyin önünde geldiği hatırlatılmaktadır. Sure; Allah'ın takva sahiplerinin Rabbi ve mağfiretin kaynağı olduğunu bildiren ayetlerle son bulmaktadır. Bu kapanış, tüm surede işlenen uyarı ve tehdit dengesiyle umut ve rahmet mesajını bir arada sunmaktadır.

Kur'an'daki Konumu ve İstatistikler
74
Sure Numarası
56
Ayet Sayısı
74
Nüzul Sırası
Mekki
İniş Yeri
29
Cüz
575
Sayfa
0
Kelime
0
Harf

Müddessir Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 74. suresi ve nüzul sırası itibarıyla da 74. suresidir. 56 ayetten oluşan bu Mekkî sure, 29. cüzde yer almakta ve mushafın 575. sayfasında başlamaktadır. Orta uzunlukta bir sure olan Müddessir, Mekke döneminin erken vahiy yıllarına aittir ve tebliğ göreviyle ahiret inancını ön plana çıkaran ayetleriyle öne çıkmaktadır.

Sık Sorulan Sorular (SSS)
Müddessir Suresi kaç ayettir?
Müddessir Suresi 56 ayetten oluşmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in 74. suresi olan Müddessir, 29. cüzde yer almakta ve mushafın 575. sayfasında başlamaktadır.
Müddessir ne anlama gelir?
Müddessir, Arapça'da 'örtüsüne bürünen, elbisesine sarınan kişi' anlamına gelmektedir. Sure, adını ilk ayetinde Hz. Peygamber'e (s.a.v.) yapılan bu hitaptan almaktadır.
Müddessir Suresi Mekkî mi Medenî mi?
Müddessir Suresi Mekkîdir; yani Mekke döneminde, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Medine'ye hicretinden önce nazil olmuştur. Mekke'nin ilk vahiy yıllarına ait erken sureler arasında yer almaktadır.
Müddessir Suresi hangi cüzdedir?
Müddessir Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 29. cüzünde yer almaktadır. Mushafın 575. sayfasında başlamaktadır.
Müddessir Suresi'nin ana konusu nedir?
Müddessir Suresi'nin ana konuları; Hz. Peygamber'e tebliğ görevinin yüklenmesi, inkârcılara yönelik uyarılar, 'Sakar' adıyla anılan Cehennem'in tasviri, inkârcıların ahiretteki itirafları ve hidayetin Allah'ın elinde olduğudur.
Müddessir Suresi'nin fazileti nedir?
Müddessir Suresi hakkında özel bir fazilet hadisi aktarırken dikkatli olmak gerekmektedir; zira bu konudaki rivayetlerin dereceleri farklılık göstermektedir. Sure, tebliğin ve imanın temel ilkelerini barındırması bakımından Kur'an'ın önemli surelerinden kabul edilmektedir. Genel Kur'an tilaveti faziletiyle okunması tavsiye edilir.
Müddessir Suresi ne zaman ve nasıl okunmalıdır?
Müddessir Suresi, diğer Kur'an sureleri gibi abdestli ve kıbleye yönelik, tertil üzere (harf ve tecvid kurallarına uygun) okunmalıdır. Özellikle namazlarda, sabah ve akşam zikirlerinde tilavet edilebilir. Surenin manasını düşünerek okunması, anlamından yararlanmak açısından tavsiye edilmektedir.
Müddessir Suresi'nde geçen 'Sakar' ne demektir?
Sakar, Müddessir Suresi'nde (27-30. ayetler) adı geçen Cehennem'in bir adı ya da tabakasıdır. Ayette Sakar'ın 'hiçbir şeyi bırakmadığı, derileri kavurduğu ve üzerinde on dokuz meleğin bulunduğu' bildirilmektedir. Tefsir âlimleri Sakar'ı, inkârcılar için hazırlanmış şiddetli bir azap yeri olarak açıklamaktadır.
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00