سُورَةُ النُّورِ

Nur Suresi 11. Ayet

11
إِنَّ ٱلَّذِينَ جَآءُو بِٱلْإِفْكِ عُصْبَةٌۭ مِّنكُمْ ۚ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّۭا لَّكُم ۖ بَلْ هُوَ خَيْرٌۭ لَّكُمْ ۚ لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُم مَّا ٱكْتَسَبَ مِنَ ٱلْإِثْمِ ۚ وَٱلَّذِى تَوَلَّىٰ كِبْرَهُۥ مِنْهُمْ لَهُۥ عَذَابٌ عَظِيمٌۭ
inne-lleẕîne câû bil'ifki `uṣbetüm minküm. lâ taḥsebûhü şerral leküm. bel hüve ḫayrul leküm. likülli-mriim minhüm me-ktesebe mine-l'iŝm. velleẕî tevellâ kibrahû minhüm lehû `aẕâbün `ażîm.
(Peygamber'in eşi hakkında) o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın, o sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine kazandığı günah karşılığı ceza vardır; içlerinden elebaşılık yapana ise büyük azap vardır.

Kelime Kelime Anlam

إِنَّ
kuşkusuz
ٱلَّذِينَ
getirenler
جَآءُو
brought
بِٱلْإِفْكِ
iftirayı
عُصْبَةٌۭ
bir topluluktur
مِّنكُمْ ۚ
içinizden
لَا
onu sanmayın
تَحْسَبُوهُ
think it
شَرًّۭا
şer
لَّكُم ۖ
sizin için
بَلْ
bilakis
هُوَ
o
خَيْرٌۭ
hayırdır
لَّكُمْ ۚ
sizin için
لِكُلِّ
her (karşılığını görecektir)
ٱمْرِئٍۢ
kişi
مِّنْهُم
onlardan
مَّا
ne
ٱكْتَسَبَ
işledi (ise)
مِنَ
günahının
ٱلْإِثْمِ ۚ
the sin
وَٱلَّذِى
kimseye
تَوَلَّىٰ
yüklenen
كِبْرَهُۥ
en büyüğünü
مِنْهُمْ
onlardan
لَهُۥ
onun (yalanın)
عَذَابٌ
bir azab (vardır)
عَظِيمٌۭ
büyük
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00