سُورَةُ السَّجۡدَةِ

Secde Suresi 20. Ayet

20
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ ۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
veemme-lleẕîne feseḳû feme'vâhümü-nnâr. küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ ü`îdû fîhâ veḳîle lehüm ẕûḳû `aẕâbe-nnâri-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın" denir.

Kelime Kelime Anlam

وَأَمَّا
ve fakat
ٱلَّذِينَ
yoldan çıkanların
فَسَقُوا۟
are defiantly disobedient
فَمَأْوَىٰهُمُ
barınacakları yer
ٱلنَّارُ ۖ
ateştir
كُلَّمَآ
her
أَرَادُوٓا۟
istediklerinde
أَن
çıkmak
يَخْرُجُوا۟
come out
مِنْهَآ
oradan
أُعِيدُوا۟
yine geri çevrilirler
فِيهَا
oraya
وَقِيلَ
ve denilir
لَهُمْ
onlara
ذُوقُوا۟
tadın
عَذَابَ
azabını
ٱلنَّارِ
ateş
ٱلَّذِى
olduğunuz
كُنتُم
you used (to)
بِهِۦ
onu
تُكَذِّبُونَ
yalanlamakta
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00