سُورَةُ التَّحۡرِيمِ

Tahrim Suresi

12 Ayet Medeni 66. Nüzul Sırası 28. Cüz
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَ ۖ تَبْتَغِى مَرْضَاتَ أَزْوَٰجِكَ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ
yâ eyyühe-nnebiyyü lime tüḥarrimü mâ eḥalle-llâhü leke. tebtegî merḍâte ezvâcik. vellâhü gafûrur raḥîm.
Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine yasak ediyorsun? Allah bağışlayandır, acıyandır.
2
قَدْ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ أَيْمَٰنِكُمْ ۚ وَٱللَّهُ مَوْلَىٰكُمْ ۖ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ
ḳad feraḍa-llâhü leküm teḥillete eymâniküm. vellâhü mevlâküm. vehüve-l`alîmü-lḥakîm.
Allah şüphesiz size, yeminlerinizi keffaretle geri almanızı meşru kılmıştır. Allah sizin dostunuzdur. O, bilendir, Hakim'dir.
3
وَإِذْ أَسَرَّ ٱلنَّبِىُّ إِلَىٰ بَعْضِ أَزْوَٰجِهِۦ حَدِيثًۭا فَلَمَّا نَبَّأَتْ بِهِۦ وَأَظْهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُۥ وَأَعْرَضَ عَنۢ بَعْضٍۢ ۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتْ مَنْ أَنۢبَأَكَ هَٰذَا ۖ قَالَ نَبَّأَنِىَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْخَبِيرُ
veiẕ eserra-nnebiyyü ilâ ba`ḍi ezvâcihî ḥadîŝâ. felemmâ nebbeet bihî veażherahü-llâhü `aleyhi `arrafe ba`ḍahû vea`raḍa `am ba`ḍ. felemmâ nebbeehâ bihî ḳâlet men embeeke hâẕâ. ḳâle nebbeeniye-l`alîmü-lḫabîr.
Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. O, bunu Peygamberin diğer bir eşine haber verince, Allah da Peygambere durumu bildirmiş, o da bir kısmını yüzüne vurmuş bir kısmını yüzüne vurmaktan geri durmuştu. Eşine, gizlice söylediği şeyibaşkasına nakletmiş olduğunu bildirince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" demiş, o da: "Bana, herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan Allah haber verdi" demişti.
4
إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا ۖ وَإِن تَظَٰهَرَا عَلَيْهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوْلَىٰهُ وَجِبْرِيلُ وَصَٰلِحُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذَٰلِكَ ظَهِيرٌ
in tetûbâ ile-llâhi feḳad ṣagat ḳulûbükümâ. vein teżâherâ `aleyhi feinne-llâhe hüve mevlâhü vecibrîlü veṣâliḥu-lmü'minîn. velmelâiketü ba`de ẕâlike żahîr.
Ey Peygamber'in eşleri! Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz, kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer eşinizin aleyhinde yardımlaşarak bir şey yapmağa kalkarsanız, bilin ki Allah onun dostu, bundan başka Cebrail, iyi müminler ve melekler de yardımcısıdır.
5
عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًۭا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍۢ مُّؤْمِنَٰتٍۢ قَٰنِتَٰتٍۢ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍۢ سَٰٓئِحَٰتٍۢ ثَيِّبَٰتٍۢ وَأَبْكَارًۭا
`asâ rabbühû in ṭalleḳakünne ey yübdilehû ezvâcen ḫayram minkünne müslimâtim mü'minâtin ḳânitâtin tâibâtin `âbidâtin sâiḥâtin ŝeyyibâtiv veebkârâ.
Ey Peygamber'in eşleri! Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona; sizden daha iyi olan, kendini Allah'a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
6
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًۭا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌۭ شِدَادٌۭ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenû ḳû enfüseküm veehlîküm nârav veḳûdühe-nnâsü velḥicâratü `aleyhâ melâiketün gilâżun şidâdül lâ ya`ṣûne-llâhe mâ emerahüm veyef`alûne mâ yü'merûn.
Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.
7
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَعْتَذِرُوا۟ ٱلْيَوْمَ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
yâ eyyühe-lleẕîne keferû lâ ta`teẕirü-lyevm. innemâ tüczevne mâ küntüm ta`melûn.
"Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.
8
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةًۭ نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenû tûbû ile-llâhi tevbeten neṣûḥâ. `asâ rabbüküm ey yükeffira `anküm seyyiâtiküm veyüdḫileküm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru yevme lâ yuḫzi-llâhü-nnebiyye velleẕîne âmenû me`ah. nûruhüm yes`â beyne eydîhim vebieymânihim yeḳûlûne rabbenâ etmim lenâ nûranâ vagfir lenâ. inneke `alâ külli şey'in ḳadîr.
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.
9
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ جَٰهِدِ ٱلْكُفَّارَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱغْلُظْ عَلَيْهِمْ ۚ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
yâ eyyühe-nnebiyyü câhidi-lküffâra velmünâfiḳîne vagluż `aleyhim. veme'vâhüm cehennem. vebi'se-lmeṣîr.
Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!...
10
ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱمْرَأَتَ نُوحٍۢ وَٱمْرَأَتَ لُوطٍۢ ۖ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَٰلِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًۭٔا وَقِيلَ ٱدْخُلَا ٱلنَّارَ مَعَ ٱلدَّٰخِلِينَ
ḍarabe-llâhü meŝelel lilleẕîne keferü-mraete nûḥiv vemraete lûṭ. kânetâ taḥte `abdeyni min `ibâdinâ ṣâliḥayni feḫânetâhümâ felem yugniyâ `anhümâ mine-llâhi şey'ev veḳîle-dḫule-nnâra me`a-ddâḫilîn.
Allah, inkar edenlere, Nuh'un karısıyla Lut'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: "Cehenneme girenlerle beraber siz de girin" dendi.
11
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًۭا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
veḍarabe-llâhü meŝelel lilleẕîne âmenü-mraete fir`avn. iẕ ḳâlet rabbi-bni lî `indeke beyten fi-lcenneti veneccinî min fir`avne ve`amelihî veneccinî mine-lḳavmi-żżâlimîn.
Allah, inanlara Firavun'un karısını misal gösterir: O: "Rabbim! Katından bana cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun işlediklerinden kurtar; beni zalim milletten kurtar" demişti.
12
وَمَرْيَمَ ٱبْنَتَ عِمْرَٰنَ ٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتْ مِنَ ٱلْقَٰنِتِينَ
vemeryeme-bnete `imrâne-lletî aḥṣanet fercehâ fenefaḫnâ fîhi mir rûḥinâ veṣaddeḳat bikelimâti rabbihâ vekütübihî vekânet mine-lḳânitîn.
Mahrem yerini korumuş olan İmran kızı Meryem de bir misaldir. Ona ruhumuzdan üflemiştik; Rabbinin sözlerini ve kitablarını tasdik etmişti; o, Bize gönülden itaat edenlerdendi.

Tahrim Suresi Hakkında Her Şey

Tahrim Suresi'nin anlamı, fazileti, tefsiri, nüzul sebebi ve daha fazlası hakkında kapsamlı bilgiler.

Tahrim Suresi Tanıtımı

Tahrim Suresi Nedir?

Tahrim Suresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 66. suresi olup 12 ayetten oluşmaktadır. Medine döneminde indirilmiş olduğundan Medenî sureler arasında yer alır. Adını birinci ayette geçen "تَحْرِيم" (tahrîm) kökünden alır; bu kelime "haram kılma, yasaklama" anlamına gelir.

Surenin iniş sebebine dair rivayetlere göre Hz. Peygamber (s.a.v.), eşlerine olan sevgisinden ya da hoşnutluklarını kazanmak amacıyla kendisine helal olan bir şeyi geçici olarak yasak saymış; bunun üzerine Allah Teâlâ bu davranışı nazikçe uyarmış ve peygambere yönelik ilahi yönlendirmede bulunmuştur. Sure; aile içi sorumluluklar, müminin Allah'a karşı samimi tevbesi ve iman ile küfrün beraberce bir arada bulunmasının imkânsızlığı temalarını işler.

Surenin sonunda Hz. Asiye ve Hz. Meryem örnek gösterilerek iman eden kadınların faziletine dikkat çekilir. Bu iki isim, Kur'ân'ın iman ve erdem sembolü olarak sunduğu yüce şahsiyetlerdir.

Bilinmesi Gerekenler

Tahrim Suresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Anlamı: "Tahrim" kelimesi Arapça'da "haram kılmak, yasaklamak" demektir; sure adını bu kavramdan alır.
  • Ayet Sayısı: Sure 12 ayetten oluşmaktadır.
  • İniş Yeri: Medenî bir suredir; Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinin ardından inmiştir.
  • Cüz ve Sayfa: Kur'ân'ın 28. cüzünde yer alır ve mushafın 560. sayfasında başlar.
  • Nüzul Sırası: İniş sırasına göre 66. sure olarak bildirilmektedir.
  • Öne Çıkan Mesaj: Sure; peygambere yönelik ilahi uyarıyı, müminlere samimi tevbenin önemini ve Hz. Asiye ile Hz. Meryem'in erdem örnekliğini bir arada sunar.
Faziletleri ve Hadisler

Hz. Meryem ve Firavun'un karısı örnek kadınlar olarak gösterilir. Aile içi sorunlara çözüm sunar.

Nüzul Sebebi ve Tarihi Bağlam

Hz. Peygamber'in bazı eşleriyle yaşadığı bir olay üzerine indirilmiştir.

Ana Konuları ve İçinde Geçen Olaylar

Tahrim Suresi'nin Ana Konuları ve Mesajı

Tahrim Suresi, öncelikle peygamberin aile hayatına dair ilahi bir düzeltme ile açılır. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) helal olan bir şeyi kendine haram kılmasının doğru olmadığını Allah Teâlâ nazikçe hatırlatmakta; eşlerin duyduğu hoşnutluk uğruna ilahi sınırları zorlamanın yanlışlığına dikkat çekmektedir. Bu bağlam, en büyük insanın dahi ilahi rehberliğe muhtaç olduğunu vurgular.

Surenin ikinci ana teması tevbe ve içten dönüştür. Mü'minler "nasûh tevbesi"ne, yani kalben samimi ve tam bir pişmanlık içeren tevbeye davet edilir. Bu çağrı yalnızca bireysel bir eylem değil; aynı zamanda aile fertlerini de kapsayan kolektif bir sorumluluk bilinci olarak sunulur.

Son bölümde sure, iman ile kişisel ilişkilerin birbirinden bağımsız olduğunu güçlü biçimde ortaya koyar. Nuh ve Lut peygamberlerin eşlerinin küfürde ısrar ederek azaba uğraması, Firavun'un eşi Hz. Asiye'nin ise imanıyla kurtuluşa ermesi, Hz. Meryem'in iffet ve teslimiyet örneği bu gerçeği somutlaştırır.

Kapsamlı Tefsir Özeti

Tahrim Suresi Tefsiri ve Ayet Ayet Özeti

Helali Haram Kılmanın Uyarısı (1-2. ayetler)

Allah Teâlâ, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) seslenarak helal olan bir şeyi kendine neden yasakladığını sorar ve bunun doğru olmadığını bildirir. Bu ayetler, İbn Kesir'in tefsirinde de belirtildiği üzere, peygamberin eşlerine duyduğu şefkat nedeniyle dini sınırları zorlamaması gerektiğini nazik ama net bir dille hatırlatır. Allah'ın yeminleri çözebileceği ve hataları bağışlayacağı vurgulanır.

Ev İçi Gizli Konuşmanın Açığa Çıkması (3-5. ayetler)

Peygamberin eşleri arasında yaşanan gizli bir konuşmanın bir kısmının açığa çıkması anlatılır. Bu bağlamda Hz. Peygamber'in eşlerine, Allah ve Cebrail ile iyi mü'minlerin kendisine yardımcı olduğu hatırlatılır. Eşler, Allah'a yönelmek, tevbe etmek ve birbirlerine karşı dürüst olmakla yükümlü tutulur.

Samimi Tevbeye Çağrı (6-8. ayetler)

Mü'minler, hem kendilerini hem de aile fertlerini cehennem ateşinden korumakla sorumlu tutulur. "Nasûh tevbesi" kavramı bu bölümde geçer; yanılmaz bir dönüş, pişmanlık ve düzelmeyi kapsayan bu tevbenin Allah katında nasıl bir mükâfata vesile olacağı anlatılır.

Kâfirler ve Münafıklarla Mücadele (9. ayet)

Hz. Peygamber'e (s.a.v.) kâfirler ve münafıklarla cihad etmesi emredilir. Bu bağlamda geçen "şiddet" ifadesi, ilmi ve söylemsel bir kararlılık içerdiği şeklinde de yorumlanmaktadır.

İman ve Soy Bağının Birbirinden Bağımsız Olduğu (10-12. ayetler)

Sure, Nuh ve Lut'un eşlerinin kocaları peygamber olmasına rağmen küfürde ısrar ederek helak olmalarını, ardından Firavun'un eşi Hz. Asiye'nin imanla kurtuluşunu ve Hz. Meryem'in iffet ve teslimiyetini arka arkaya anlatır. Bu üç örnek, kurtuluşun nesep ya da evlilik bağına değil, bizzat kişinin kendi imanına bağlı olduğunu güçlü biçimde ortaya koyar.

Kur'an'daki Konumu ve İstatistikler
66
Sure Numarası
12
Ayet Sayısı
66
Nüzul Sırası
Medeni
İniş Yeri
28
Cüz
560
Sayfa
0
Kelime
0
Harf

Tahrim Suresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 66. suresi olup 12 ayetten oluşmaktadır. Nüzul sırası itibarıyla 66. sırada iner. 28. cüzde yer alır ve mushafın 560. sayfasında başlar. Medenî bir sure olan Tahrim, kısa ama yoğun muhtevalı yapısıyla öne çıkar; iniş sebebi, peygamberin aile hayatına dair ilahi bir düzeltmeyi ve mü'minlere tevbe çağrısını kapsamaktadır.

Sık Sorulan Sorular (SSS)
Tahrim Suresi kaç ayetten oluşur?
Tahrim Suresi 12 ayetten oluşmaktadır.
Tahrim Suresi ne anlama gelir?
"Tahrim" kelimesi Arapça'da "haram kılmak, yasaklamak" anlamına gelir. Sure, adını Hz. Peygamber'in helal olan bir şeyi kendine geçici olarak yasaklaması meselesinden alır.
Tahrim Suresi Mekkî mi, Medenî mi?
Tahrim Suresi Medenî bir suredir; yani Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinin ardından indirilmiştir.
Tahrim Suresi hangi cüzdedir?
Tahrim Suresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 28. cüzünde yer almaktadır.
Tahrim Suresi'nin mushaftaki sayfa numarası nedir?
Tahrim Suresi mushafın 560. sayfasında başlamaktadır.
Tahrim Suresi'nin ana konusu nedir?
Surenin ana konuları şunlardır: Hz. Peygamber'in helali kendine haram kılmasına dair ilahi uyarı, mü'minlerin samimi (nasûh) tevbeye çağrılması ve Hz. Asiye ile Hz. Meryem'in iman örnekliği üzerinden kurtuluşun yalnızca kişisel imana bağlı olduğunun vurgulanması.
Tahrim Suresi'nde kimlerden söz edilir?
Surede Hz. Peygamber'in eşleri, Nuh ve Lut peygamberlerin eşleri, Firavun'un eşi Hz. Asiye ve Hz. Meryem'den söz edilmektedir. Bu isimler iman ve küfür konusundaki bireysel sorumluluğu somutlaştırmak için örnek gösterilir.
Tahrim Suresi'nde geçen "nasûh tevbesi" ne demektir?
Nasûh tevbesi; samimi, içten ve kalıcı bir pişmanlığı ifade eder. Kişinin yalnızca sözde değil, kalpten ve tüm benliğiyle Allah'a dönmesini, günahı bırakmasını ve bir daha tekrarlamamaya azmetmesini kapsar. Bu kavram Tahrim Suresi'nin 8. ayetinde geçmektedir.
-
Mishary Rashid Alafasy
0:00
0:00