بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا۟ ٱلْعِدَّةَ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ رَبَّكُمْ ۖ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍۢ مُّبَيِّنَةٍۢ ۚ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ ۚ لَا تَدْرِى لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَٰلِكَ أَمْرًۭا
yâ eyyühe-nnebiyyü iẕâ ṭallaḳtümü-nnisâe feṭalliḳûhünne li`iddetihinne veaḥṣü-l`iddeh. vetteḳu-llâhe rabbeküm. lâ tuḫricûhünne mim büyûtihinne velâ yaḫrucne illâ ey ye'tîne bifâḥişetim mübeyyineh. vetilke ḥudûdü-llâh. vemey yete`adde ḥudûde-llâhi feḳad żaleme nefseh. lâ tedrî le`alle-llâhe yuḥdiŝü ba`de ẕâlike emrâ.
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları, iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın; Rabbiniz olan Allah'tan sakının; onları, apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Allah'ın sınırlarını kim aşarsa, şüphesiz, kendine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki, Allah bunun ardından bir hal meydana getirir.
فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۢ وَأَشْهِدُوا۟ ذَوَىْ عَدْلٍۢ مِّنكُمْ وَأَقِيمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ لِلَّهِ ۚ ذَٰلِكُمْ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ ۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّهُۥ مَخْرَجًۭا
feiẕâ belagne ecelehünne feemsikûhünne bima`rûfin ev fâriḳûhünne bima`rûfiv veeşhidû ẕevey `adlim minküm veeḳîmü-şşehâdete lillâh. ẕâliküm yû`ażu bihî men kâne yü'minü billâhi velyevmi-l'âḫir. vemey yetteḳi-llâhe yec`al lehû maḫracâ.
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ ۚ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ بَٰلِغُ أَمْرِهِۦ ۚ قَدْ جَعَلَ ٱللَّهُ لِكُلِّ شَىْءٍۢ قَدْرًۭا
veyerzuḳhü min ḥayŝü lâ yaḥtesib. vemey yetevekkel `ale-llâhi fehüve ḥasbüh. inne-llâhe bâligu emrih. ḳad ce`ale-llâhü likülli şey'in ḳadrâ.
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
وَٱلَّٰٓـِٔى يَئِسْنَ مِنَ ٱلْمَحِيضِ مِن نِّسَآئِكُمْ إِنِ ٱرْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَٰثَةُ أَشْهُرٍۢ وَٱلَّٰٓـِٔى لَمْ يَحِضْنَ ۚ وَأُو۟لَٰتُ ٱلْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ ۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّهُۥ مِنْ أَمْرِهِۦ يُسْرًۭا
vellâî yeisne mine-lmeḥîḍi min nisâiküm ini-rtebtüm fe`iddetühünne ŝelâŝetü eşhüriv vellâî lem yeḥiḍn. veülâtü-l'aḥmâli ecelühünne ey yeḍa`ne ḥamlehünn. vemey yetteḳi-llâhe yec`al lehû min emrihî yüsrâ.
Kadınlarınızdan ay hali görmekten kesilenler ile henüz ay hali görmemiş olanların iddetleri hususunda şüpheye düşerseniz, bilin ki, onların iddet beklemesi üç aydır; gebe olanların iddeti, doğurmaları ile tamamlanır. Allah, buyruğuna karşı gelmekten sakınan kimseye işinde kolaylık verir.
ذَٰلِكَ أَمْرُ ٱللَّهِ أَنزَلَهُۥٓ إِلَيْكُمْ ۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُعْظِمْ لَهُۥٓ أَجْرًا
ẕâlike emru-llâhi enzelehû ileyküm. vemey yetteḳi-llâhe yükeffir `anhü seyyiâtihî veyü`żim lehû ecrâ.
Bu, Allah'ın size indirmiş olduğu buyruğudur. Kim Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten sakınırsa, O, onun kötülüklerini örter, ecrini büyültür.
أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَآرُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا۟ عَلَيْهِنَّ ۚ وَإِن كُنَّ أُو۟لَٰتِ حَمْلٍۢ فَأَنفِقُوا۟ عَلَيْهِنَّ حَتَّىٰ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ ۚ فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ ۖ وَأْتَمِرُوا۟ بَيْنَكُم بِمَعْرُوفٍۢ ۖ وَإِن تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُۥٓ أُخْرَىٰ
eskinûhünne min ḥayŝü sekentüm miv vucdiküm velâ tüḍârrûhünne litüḍayyiḳû `aleyhinn. vein künne ülâti ḥamlin feenfiḳû `aleyhinne ḥattâ yeḍa`ne ḥamlehünn. fein erḍa`ne leküm feâtûhünne ücûrahünn. ve'temirû beyneküm bima`rûf. vein te`âsertüm fesetürḍi`u lehû uḫrâ.
Boşadığınız, fakat iddeti dolmamış kadınları gücünüz nispetinde, kendi oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğurmalarına kadar nafakalarını verin. Çocuğu sizin için emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin; aranızda uygun bir şekilde anlaşın; eğer güçlükle karşılaşırsanız çocuğu başka bir kadın emzirebilir.
لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍۢ مِّن سَعَتِهِۦ ۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُۥ فَلْيُنفِقْ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ۚ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَا ۚ سَيَجْعَلُ ٱللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍۢ يُسْرًۭا
liyünfiḳ ẕû se`atim min se`atih. vemen ḳudira `aleyhi rizḳuhû felyünfiḳ mimmâ âtâhü-llâh. lâ yükellifü-llâhü nefsen illâ mâ âtâhâ. seyec`alü-llâhü ba`de `usriy yüsrâ.
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.
وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ أَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِهِۦ فَحَاسَبْنَٰهَا حِسَابًۭا شَدِيدًۭا وَعَذَّبْنَٰهَا عَذَابًۭا نُّكْرًۭا
vekeeyyim min ḳaryetin `atet `an emri rabbihâ verusülihî feḥâsebnâhâ ḥisâben şedîdev ve`aẕẕebnâhâ `aẕâben nükrâ.
Rablerinin ve O'nun peygamberlerinin buyruğundan çıkan nice kasabalar halkını Biz, çetin bir hesaba çekmiş, onları, görülmedik bir azaba uğratmışızdır.
فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَٰقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا
feẕâḳat vebâle emrihâ vekâne `âḳibetü emrihâ ḫusrâ.
Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.
أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ عَذَابًۭا شَدِيدًۭا ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ قَدْ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيْكُمْ ذِكْرًۭا
e`adde-llâhü lehüm `aẕâben şedîden fetteḳu-llâhe yâ ûli-l'elbâb. elleẕîne âmenû. ḳad enzele-llâhü ileyküm ẕikrâ.
Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Ey inanmış olan akıl sahipleri! Allah'tan sakının; Allah size Kuran'ı indirmiştir.
رَّسُولًۭا يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٍۢ لِّيُخْرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ ۚ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًۭا يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا ۖ قَدْ أَحْسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزْقًا
rasûley yetlû `aleyküm âyâti-llâhi mübeyyinâtil liyuḫrice-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti mine-żżulümâti ile-nnûr. vemey yü'mim billâhi veya`mel ṣâliḥay yüdḫilhü cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ ebedâ. ḳad aḥsene-llâhü lehû rizḳâ.
İnanıp yararlı işler işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere, size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş işlerse, Allah onu, içinde temelli ve sonsuz kalınacak, içlerinden ırmaklarakan cennetlere koyar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.
ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍۢ وَمِنَ ٱلْأَرْضِ مِثْلَهُنَّ يَتَنَزَّلُ ٱلْأَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ وَأَنَّ ٱللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًۢا
allâhü-lleẕî ḫaleḳa seb`a semâvâtiv vemine-l'arḍi miŝlehünn. yetenezzelü-l'emru beynehünne lita`lemû enne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîruv veenne-llâhe ḳad eḥâṭa bikülli şey'in `ilmâ.
Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah'tır, Allah'ın herşeye Kadir olduğunu ve Allah'ın ilminin herşeyi kuşattığını bilmeniz için Allah'ın buyruğu bunlar arasında iner durur.
Talak Suresi Hakkında Her Şey
Talak Suresi'nin anlamı, fazileti, tefsiri, nüzul sebebi ve daha fazlası hakkında kapsamlı bilgiler.
Talak Suresi Nedir?
Talak Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 65. suresi olup 12 ayetten oluşmaktadır. Adını, Arapça'da "boşanma" anlamına gelen "talak" kelimesinden almaktadır. Sure, Hz. Peygamber'in Medine döneminde indirildiği için Medenî sureler arasında yer almaktadır. Kur'an'ın 28. cüzünde, 558. sayfasında bulunmaktadır.
Surenin temel konusu, İslam hukukunun aile hukuku çerçevesinde boşanma, iddet, nafaka ve çocuk emzirme meselelerini düzenleyen ilahi hükümler bütünüdür. Bu yönüyle Talak Suresi, yalnızca bir boşanma kanunu metninden ibaret değil; aynı zamanda insan onurunu, aile kurumunun korunmasını ve toplumsal dengeyi gözeten kapsamlı bir ilahi rehberdir.
Sure, boşanmanın nasıl gerçekleştirileceğine dair net esaslar koyduğu gibi, talakın belirli kurallara bağlanmasının hikmetini de ortaya koymaktadır. Allah'ın hükümlerine uymanın ve O'ndan sakınmanın çıkış yolu açacağı vurgulanarak sure, hukuki hükümleri derin bir tevhid ve takva bilinciyle harmanlayan özgün bir üslup sergilemektedir.
Talak Suresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Anlamı: "Talak" Arapça'da "serbest bırakmak, boşamak" demektir; sure adını boşanmayı düzenleyen hükümlerden almaktadır.
- Nüzul Yeri: Medine'de indirilmiştir; dolayısıyla toplumsal ve hukuki düzenlemeler içeren Medenî sureler arasında yer alır.
- Ayet Sayısı ve Konumu: 12 ayetten oluşur; Kur'an'ın 65. suresidir. 28. cüzde, 558. sayfada yer alır.
- Ana Hukuki Hükümler: Boşanmanın iddet süresi içinde yapılması, ric'î talak, nafaka, konut hakkı ve süt emzirme ücreti gibi aile hukukuna ait temel meseleleri kapsamlı biçimde düzenler.
- Takva Vurgusu: Sure yalnızca hukuki bir metin değildir; "Allah'tan korkun" emri defalarca tekrarlanarak hükümlerin ilahi bir sorumluluk bilinciyle uygulanması gerektiği hatırlatılır.
- Nüzul Sırası: Nüzul sırası itibarıyla 65. sırada indirildiği kabul edilmektedir; bu durum surenin Medine döneminin olgunluk evresine ait olduğuna işaret eder.
İddet süreleri ve nafaka hükümleri bu surededir. Boşanma adabı öğretilir.
Boşanma ve ayrılık durumlarında uyulacak kuralları belirlemek için indirilmiştir.
Talak Suresi'nin Ana Temaları ve Mesajı
Talak Suresi, İslam aile hukukunun temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Surenin merkezinde boşanmanın meşru sınırlar içinde gerçekleştirilmesi ilkesi yatmaktadır. Boşanma, keyfi ve anlık bir karar değil; belirli kurallara, iddet süreçlerine ve tarafların haklarına saygı çerçevesinde yürütülmesi gereken ciddi bir süreçtir. Bu anlayış, kadının mağdur edilmesini önlemeye ve aile kurumunu çökertmeden yeniden şekillendirmeye yönelik ilahi bir güvencedir.
Surenin en belirgin temalarından biri, takva ile hukuku bütünleştirmesidir. Her hüküm açıklandıktan sonra "Allah'tan sakının", "Allah'ın sınırlarını çiğnemeyin" gibi uyarılar eklenmektedir. Bu yaklaşım, hukuki düzenlemeleri salt kural olmaktan çıkararak ahlaki bir sorumluluk zeminine oturtmaktadır.
Bunun yanı sıra sure, tevekkül ve ilahi rızık temasını öne çıkarmaktadır. Allah'ın her şeyi bilen, her şeye gücü yeten olduğu vurgulanarak kulun O'na tevekkül etmesi gerektiği öğütlenir. "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu açar ve onu beklemediği yerden rızıklandırır" (65:2-3) mealindeki ayetler, surenin yalnızca aile hukukuyla değil, insanın Allah'a olan güveniyle de ilgilendiğini açıkça göstermektedir.
Son olarak sure, geçmiş toplumların ibret dersi temasıyla kapanır. Allah'ın emirlerine karşı çıkan kavimlerin akıbetine dikkat çekilerek hükümlere uymanın bireysel ve toplumsal önemi pekiştirilir. Bu kapanış, hukuki içeriğe evrensel ve tarihsel bir derinlik kazandırmaktadır.
Talak Suresi Tefsiri ve Ayet Ayet Özeti
Boşanmanın Hükümleri (1. ayet)
Sure, Peygamber'e ve dolayısıyla tüm müminlere hitap ederek boşanmanın iddet süresi gözetilerek yapılması gerektiğini emreder. Kadınların iddet süresini saymaları, onları evden çıkarmamak ve haksız yere zorlamak yasaktır. Bu ayet, boşanmayı bir intikam aracı olmaktan çıkararak hukuki bir düzene kavuşturur.
Ric'î Talak, Şahit Tutma ve Tevekkül (2-3. ayetler)
İddet süresi dolmak üzereyken ya eşler adil şartlarla birbirini geri alır ya da güzellikle ayrılır; her iki durumda da iki adaletli şahit bulundurulması emredilir. Şahit tutmanın hikmeti, ilerde doğabilecek hak ihlallerinin önüne geçmek ve toplumsal hesap verebilirliği sağlamaktır. Ardından "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu açar ve onu ummadığı yerden rızıklandırır; kim Allah'a tevekkül ederse O, ona yeter" buyrulur. İbn Kesir ve Taberî başta olmak üzere tefsir kaynaklarının büyük çoğunluğu bu ilkenin hem boşanma sıkıntısında hem de hayatın her alanında geçerli evrensel bir hüküm bildirdiğini vurgular.
İddet Hükümleri ve Nafaka (4-7. ayetler)
Hamile kadınların iddeti doğuma kadar sürer. Emzirme ücretinin babaya ait olduğu, eşin gücü oranında kadına konut ve nafaka sağlaması gerektiği belirtilir. Bu hükümler, ayrılığın ekonomik yükünü kadının omzuna bırakmayan dengeli bir sorumluluk dağılımı sunar.
Geçmiş Toplumların Akıbeti ve Kapanış (8-12. ayetler)
Sure, Allah'ın emirlerine karşı çıkan toplumların nasıl helak edildiğini hatırlatır. Ardından yedi kat göğü ve yeri yaratan Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığı bildirilir. Bu kapanış, surenin hukuki hükümlerine ilahi bir otorite ve kozmik bir boyut kazandırır.
Talak Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 65. suresi olup 12 ayetten oluşmaktadır. 28. cüzde, mushafın 558. sayfasında yer almaktadır. Nüzul sırası itibarıyla 65. sırada indirildiği kabul edilmektedir. Medine'de nazil olan bu Medenî sure, görece kısa olmakla birlikte İslam aile hukukunun temel hükümlerini yoğun biçimde barındıran, içerik bakımından son derece kapsamlı bir suredir.
Talak Suresi kaç ayetten oluşmaktadır?
Talak Suresi 12 ayetten oluşmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in 65. suresidir ve 28. cüzde yer almaktadır.
Talak Suresi ne anlama gelir?
"Talak" Arapça'da "serbest bırakmak" ve "boşamak" anlamına gelir. Sure bu adı, boşanmaya ilişkin kapsamlı hükümler içermesinden dolayı almıştır.
Talak Suresi Mekkî mi Medenî midir?
Talak Suresi Medenî bir suredir; yani Hz. Peygamber'in Medine'ye hicreti sonrasında nazil olmuştur. Medine döneminin hukuki ve toplumsal düzenlemeler içeren surelerindendir.
Talak Suresi'nin ana konusu nedir?
Surenin ana konusu İslam aile hukukudur. Boşanmanın iddet gözetilerek yapılması, ric'î talak, nafaka, konut hakkı, hamile kadının iddeti ve emzirme ücreti gibi meseleler ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Talak Suresi hangi cüzde yer almaktadır?
Talak Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 28. cüzünde yer almakta olup mushafın 558. sayfasından başlamaktadır.
Talak Suresi'nde iddet neden önemlidir?
İddet, boşanmanın hemen ardından başlayan ve kadının yeniden evlenebileceği süreyi belirleyen bekleme dönemidir. Bu süre, eşlerin uzlaşma imkânını değerlendirmesine, olası gebeliğin tespit edilmesine ve kadının haklarının güvence altına alınmasına hizmet eder.
Talak Suresi'nde tevekkül ile ilgili hangi mesaj verilmektedir?
Surenin 2-3. ayetlerinde "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu açar ve onu ummadığı yerden rızıklandırır; kim Allah'a tevekkül ederse O, ona yeter" buyrulmaktadır. Bu ayet, güçlük anında Allah'a sığınmanın ve O'na güvenmenin her sorunda çözüm kapısı açacağını bildirmektedir.
Talak Suresi nasıl ve ne zaman okunmalıdır?
Talak Suresi, tüm Kur'an sureleri gibi abdestli, kıbleye yönelerek ve huşu içinde okunabilir. Özellikle aile içi sorunlar yaşayan ya da boşanma sürecindeki bireyler bu sureyi, ilahi hükümleri anlama ve Allah'a sığınma niyetiyle okuyabilirler. Surenin belirli sayıda okunmasına dair sahih bir hadis rivayeti bulunmamaktadır; bu konudaki rivayetlerin güvenilirlik dereceleri farklılık göstermektedir.